Pazar, 2020-08-09, 11:11 PM
Hoş geldiniz. Ziyaretçi | Üye Olun | Giriş

Gökyüzü Edebiyatı

Ana Sayfa
Giriş
İsminiz:
Şifreniz:
Arama Motoru
Takvim
«  Mayıs 2009  »
PazarP.tesiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesi
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31
Arşiv Kayıtları
Anketimiz
Sitemizi Oylayınız
1. Çok güzel
2. Çok zayıf
3. Güzel
4. Orta
5. Zayıf
Toplam Cevap: 11
Mini Sohbet
İstatistiklerimiz

Toplam Ziyaretçi: 1
Misafir(ler) 1
Üye(ler) 0
Giriş
İsminiz:
Şifreniz:
Ana Sayfa » 2009 » Mayıs » 21 » Balık Baştan Kokar
Balık Baştan Kokar
5:21 PM
 
 
 

Devlet, şematik olarak yargı, yasama, yürütme, silahlı güçler vb. birçok örgütlenmenin toplamından ve bunlara bağlı olarak çalışan değişik düzeylerdeki alt kurum ve kuruluşlardan oluşur. Siyasal erki eline geçiren veya elinde tutan anlayış, tüm bunlara kendi anlayışları doğrultusunda ve “gerektiği gibi” müdahale ederek egemenliğini sürdürür veya sağlamlaştırır.

 

Yarı-sömürge niteliğindeki ülkemizde iç dinamizmiyle değil de komprador niteliğiyle yer edinen kapitalist anlayışın en belirgin özelliklerinden biri, her anlamda bireyselliği körüklemesi ve yaygınlaştırmasıyken ikincisi de, insani değerler anlamında olumluluk adına ne varsa onları yozlaştırmasıdır.

 

Belirtmeliyiz ki, “aile” kavramı bugün için geçerli olan en küçük sosyolojik bir birimdir; bugün için gereklidir ama örneğin sosyalizmin ileri aşamasından sonra, yani gelecek süreçte bu kavramın ortadan kalkmasının aktif bir savunucusu olarak bu örgütlenme biçimini savunmaktayız. Önceleri “İnsan nedir?” sorusuna verilen yanıt onun sosyolojik bir varlık olduğu yolundaydı ama proleter devrimleri ve emperyalizm çağına girdikten sonra bu tanımlama son derece kısır kalmıştır; çünkü bize göre insan sadece sosyolojik varlık değil, ama aynı zamanda örgütsel bir varlıktır da. Ailenin en küçük örgütsel sosyolojik birim olması nedeniyle günümüzde varlığını savunmaktayız.

 

Feodal anlayışa denk düşen beşik kertmesi, berdel ile İslami anlayışa denk düşen birden çok kadınla evlilik ve olanak ölçüsünde cariye edinme ve benzeri evlilik biçimleri, hiç kuşkusuz ilkel evlilik, dolayısıyla da ilkel örgütlenme biçimleridir. Kapitalist/emperyalist ideolojiye denk düşen evlilik biçimleri ise doğrudan para, servet, miras vb. üzerine yapılan “anlaşma” ile gerçekleşmektedir. Feodal anlayışta (çok ilkel düzeyde de olsa) belli bir “aile örgütü” bulunmasına karşın kapitalist/emperyalist böyle bir örgütlenme”, sadece kâğıt üzerinde bulunmaktadır. Bunları söylerken bu evlilik biçimlerini onayladığımızın düşünülmesi, yanılgılı olur.

 

Devletin doğrudan denetiminde, değişik televizyon kanallarında yapılan “İzdivaç”, “Su Gibi” isimli programlarla yapılan cinsel organ pazarı, insanların kapitalist bir anlayışla ne kadar bütünleştiğini çok net göstermektedir. Evlilik adı altında kendilerini pazarlayanlarla bunlara talip olan alıcılar arasında geçen konuşmalarda “Evin var mı, araban var mı, kaç para maaş alıyorsun, beni rahat ettirebilecek misin, vücut ölçülerin nasıl?” gibi sorulardan sonra bir dakikalık bir “karar anı” ile taraflar olumlu veya olumsuz karara zorlanmaktadırlar. Bu süreçte Türkçe özürlü homoseksüel birinin “falcılık” yaparak “Kız bunnarın biri yengeç diyerisi de aslan burcuaa... Ayy bunar nası güzel annaşırlar vallayyiiii. Çok yakıştılar birbirlerineee!” diyerek “bilimsel bir öngörü” örneği sergilemesi, bu pezevenkliğin boyutlarını da göstermektedir.

 

Yukarıdaki resimde de görüldüğü üzere birçok yerde imamlık yaptığını söyleyen ve “uygun bir talip” bulmak için pezevenklik bürosu” yetkililerine başvuran “Bekir Hoca”nın “Gerdek Duası” anonsu, RTÜK denetimi altında yayınlanmaktadır.

 

RTÜK ise, bilindiği gibi devletin en önemli kurumlarından biridir. 

Görüntülenme: 914 | Gönderen: Gökyüzü | Rütbe: 0.0/0
Tüm Yorumlar: 0
Sadece üyelerimiz yorumlayabilir.
[ Üye Olun | Giriş ]